15 1 0 4000 1 http://www.kadikoykoop.org 300

Sık Sorulan Sorular

1. Üreticiyi nasıl seçiyorsunuz?

Ekolojik tarımı, yerli üretimi savunan Çiftçi Sendikaları Konfederasyonu (Çiftçi-SEN) ve bizim gibi bir kooperatif olup da bizden beş yıl fazla deneyimi olan Boğaziçi Üniversitesi Mensupları Tüketim Kooperatifi (BÜKOOP) referanslı üreticilerle çalışmaya dikkat ediyoruz. BÜKOOP’un üretici havuzundan faydalanmaktayız. Ancak, ister referanslı olsun ister olmasın bizimle iletişime geçen her üreticiye “Ürün ve Üretici Bilgi Formu” gönderiyoruz. Referansı olmayan üreticiler için çiftçilerden yardım istiyoruz. Böylece kolektif bir üretici seçim süreci oluyor.

2. Ürünlerin doğal (ekolojik) olduğundan nasıl emin oluyorsunuz?

Ürünler için karşılıklı güven birinci öncelik. Ancak, elbette, yeterli değil. Üreticileri ziyaret edip ürünleri gözleme şansımız oluyor. Aynı zamanda da beraber çalıştığımız, danıştığımız çiftçilere yeni ürünler için de danışıyoruz. Çiftçilerin bilgi, birikim, deneyiminden faydalanıyor, kendimiz de gözlemliyoruz.

3. Ürünlerde aranan kriterler nelerdir?

Yerli tohumun kullanılması

Üretim sürecinde kimyasal girdi kullanılmaması

Üreticilerin küçük ve örgütlü olması

Şirket tarımının benimsenmemiş olması

Kadın ve çocuk emeğinin sömürülmemesi

4. Üretim sürecini gördünüz mü?

Üretici ziyaretlerine başladık. Şimdiye kadar 5 üreticimizi ziyaret ettik. Ayda bir üretici ziyareti programımız var.

5. Neden kooperatif kurmayı tercih ettiniz?

Köklü ve sistemsel sorunlara karşı ayakta kalabilmek, insanların bir araya gelerek karşılıklı yardımlaşması ve dayanışmasıyla mümkün olabilir. Örneğin, endüstriyel gıda sistemi, tarladan sofraya, alışveriş marketlerinden buzdolabına kadar bir bütün olarak tasarlanmış,yeme-içme alışkanlıklarımızdan mekansal kullanımımıza kadar gündelik hayatımızın bütün evrelerinde var olan bir sistemdir. Tek tek kişiler olarak, tüketiciler olarak “sağlıklı” gıda satın almak ne bugün kendi sorunumuzu ne de gelecekte çocuklarımızın sorunlarını çözebilir. Şirketler, bu sorunların kaynağı olarak karışımızda duruyor. Hükümetler ise şirketlerin egemenliğini destekleyecek politikalar üretiyor. Bu açıdan şirketlerden ve devletten bağımsız, ortak sorunlar ve kolektif çözümler temelinde, biz bize örgütlenmek dışında başka bir imkânımız kalmıyor. Bu anlamda Kooperatif, üyelerinin ihtiyaçlarına çözüm bulacak somut bir dayanışma ağıdır. Kooperatifin asli faaliyeti, bu dayanışmanın geliştirilmesi, “kooperasyon” yöntemine dayanarak bu ağın güçlendirilmesidir. Böylece kooperatif; kooperatif üyelerinin sosyal ve iktisadi açıdan yaşam pratiklerinin güçlendirilmesi, yalnızlık hissinin giderilmesi, yaşanan sorunların toplumsal boyutunun ön plana çıkarılarak kolektif çözüm arayışlarının güçlenmesini de amaçlanmaktadır.

6. Herkes ortak olabiliyor mu?

Ortak olmanın önünde bir engel bulunmuyor. Ancak elbette ortak olmanın bir takım yükümlülükleri var. Toplantıları düzenli takip etmek, kooperatifte nöbet tutmak, sorumluluk almak, ortaklığın en temel prensibi. Kooperatif, beraber karar alınan ve beraber uygulanan yer. Ek olarak, kooperatif ilkelerinin benimsenmesi de gerekir tabi.

7. Nasıl para kazanıyorsunuz?

Kooperatifimizde kişisel kazanç durumu söz konusu değil. Kooperatif dükkanında satış yapıyoruz. Buradan elde edilen gelir üretici ödemeleri, vergiler, dükkan masrafları olarak dağıtılıyor. Geriye bizim “toplumsal fayda” dediğimiz çok küçük bir pay kalıyor. Bununla bir dayanışma fonu oluşturmak amaçlanıyor. Kimse kendisi için para almıyor. Para kazancı söz konusu değil yani.